Cumleler ilerledikce “Talat Aydemir gibi olmasin?” cumlesi cikiyor agzimdan, 2 sene onceki bir olay oldugu icin ne amacla soyledigim su an aklimda degil. Konuya donersek; arkadasimdan gelen yanitla yikiliyorum;
- Trabzonsporlu Talat'in bu konusmada ne isi var?
Elbette arkadasin kendi arastirma eksikligi bir yana, bu basarisiz darbe girisimcisinin yapmayi denedigi ve Inonu’nun bu adama -ve ardindan gelen hareket akimlarina- karsi politikasindan hicbir ders kitabinda soz edilmediginden; bunlari bilememesi olanakli gorunuyor. Cunku bugun global kultur adi altinda nasil para kazanilacagi ogretiliyor, bilinc degil.
Ilkogretim tarih kitaplarindan tiksiniyorum. Izah etmeye gerek yok, buradaki "tiksinmek" karsit gorus sahibi olmakla alakali degil. Zaten herkesin bilincsizce O2 tukettigi bu gunlerde en buyuk ihtiyacim fikirsel olarak uyusamadigim, bu nedenle surekli tartisarak bir seyler kazanabildigim bir arkadas. Ancak kitaplarimizda Turkiye Cumhuriyeti 1945'te kapilarini kapatiyor. Kuzey Kore'den farki yok.
Milli Egitim Bakanliginin lise 2 tarih kitabinin son 2 unitesini yazalim;
-1946 ve cok partili hayata gecis
- Ikinci Dunya Savasi
Eger Lise 3 T.C. Inkilap Tarihi ve Ataturkculuk ders kitabina goz atilirsa,
- Ataturk'un olumunun ardindan Ismet Inonu'nun cumhurbaskani secilmesi ve ataturkculuk.
(Kitabin bir bolumunde SSCB'nin yikilisi da anlatiliyor, ancak bizim ulkemizin icten ice yikilisina deginilmiyor elbette.)
Burada sozu edilen uniteler ve iclerindeki bilgiler elbette insanlar icin yararli, ileride birey olduklarinda akillarinin bir kosesinde bulunmasi gereken bilgilerdir. Ancak 1946 - 1993 (Burada Ozal'in olumune kadar ilerlemeyi tercih ettim; aslinda tarih sona ermemelidir) arasi, "47" sene neler oldu? Kanuni'nin hukumdarlik suresinin toplami olan 46 senede neler olduguna baksak ders kitaplari kronolojik olarak siralar; ancak en onemli, gunumuze en yakin ve en ideatik bilgiler burada bulunmaz.
Kanimca bunun cikarcilik politikasi sinirlarinda bulunan belli cizgileri ve bu cizgileri birer cizgi olmaktan kurtarmaya yonelik belli nedenleri vardir.
- 1946’dan sonra hegamonya ve boyun egme kavramindan bihaber olmasa da buna karsi direnc gelistiren bir halkin basina -ardindan irzina- gecen Demokrat Parti, soz verdigi gibi her mahallede bir milyoner yaratma sevdasina girismis, olan ulkenin dis borcunun katlanmasiyla son bulmustur. Eger su anda IMF ile bu denli ic iceysek -dzeltiyorum got goteysek-, surekli bunun en buyuk nedenidir belki de Celal Bayar destekli Adnan Menderes Hukumeti'nin sistemsiz -daha dogrusu icdenetimsiz- politikasi.
- Fasist cunta, cumhuriyet donemi Turkiye tarihinin en acimasiz ve en "basic instinct"vari kararlarla yapilmis surdurumluk ve gudunculuk hareketlerinin basinda gelirken bunu bir ders kitabinin yazmamasi, mufredata uyan onlarca tarih hocasinin bunu gormezden gelmesi ne kadar olanaksaldir?
Bunun sonucunu, Kenan Evren’i ne yazik ki yasli, tonton bir dede gibi gorup alkislayan universite ogrencisi-seyircilerin karsisinda gormekteyiz. Kenan Beyimiz de aynisini yapti, Erdal Eren henuz 17 yasindaydi.
- Turgut Ozal dendiginde “Turkiye’ye bilgisayari ve interneti getirdi, surekli cagdaslastirmaya calisti.” demek ne kadar sacmaysa, bu adamin yaptigi hatali politikayi, hatta kendi memurunu bile rusvete, soysuzluga ittigini bir ders kitabinda gorememek o olcude acidir. Tevhid-i Tedrisat'i bozan, kuru sogana muhtac olan insanlarin gozlerinin icine baka baka gazinolarda surten bir insan nasil olur da gecmez kitaplarda? Bu, Ataturkculuk ilkelerinin tam zittiysa; asil buna deginilmesi gerekmiyor mu? Gerekmez elbette, fazla soru sordugum icin suclu olan ben olurum.
- Gunumuzde de Ataturk -hadi onu da gececek kadar kor olalim insanlik- ilkeleri pervasizca, “cart” diye cignenmekte; daha da kotusu kirleten sariklilar destek bulmaktadir. Eger o kadar aydin bir milli egitim gorusu varsa, kadrolasmaya muzdarip olmadan formati degistiremez miydi? Degistirebilirdi.
Sonuc: 1946’ya kadar olan hatalar/politik sapmalar cesitli sekillerde disvarliklara atfedildigi icin gormezden gelinmekte ve/veya yok sayilmaktaydi. Ancak insanlar cok partili hayatin ardindan egitimsizligi ve safligi kullanarak halki somurmeye, soguslemeye basladilar. Bundan oturu yozlasma ve bilincsizlesme cig gibi buyudu;
Cunku egitimin de; tipki adalet terazisini tasiyan Idol gibi gozleri halen kapali!